UFUK ÇAKMAK İLE KLASİK BATI MÜZİĞİ TARİHİ ( 6.YIL )

17/09/2020 • Seminerler

Ufuk Çakmak ile  Klasik Batı Müziği Tarihi (6.yıl)

11:00-13:00

(Başlangıç:15 Ekim)
Antremanlar başlıyor!
Eser incelemeleri, baş yapıtlar, yaşam öykülerinden kesitler ve özellikle de akımlar üzerinden tartıştığımız Klasik Batı Müziği Tarihine adanmış seminer serimiz devam ediyor. Her yıl yeni birikimlerle, anlayışımız zenginleşirken, tabir uygunsa, takımımız da ligde küme atlıyor! Geçen yıl sonu bıraktığımız Saint-Saens incelemesinin tamamlanmasıyla başlayacak dizimiz bu yıl bir metod farkıyla ilerleyecek. Daha önce genellikle vurucu bir baş yapıt üzerinden hareket edip stimülüsü sağlayarak, yavaş yavaş bir besteciyi açımlıyor, belirli bir düzeyde de hayat öyküsel ayrıntılara  giriyorduk. Ancak, repertuvarımız ve müziksel görümüz genişledikçe,  kapasitemiz ve neticede kaldırabildiklerimiz de giderek artıyor. Daha kondisyonlu sporcular hâline dönüşüyoruz. Bir nevi kabımıza da sığamıyoruz. Dizimiz bu kez daha önce hiç yapmadığımız şekilde, seçilmiş bir bestecinin hem hayat öyküsüne hem de eserlerinin geneline etraflı bir bakışla başlayacak. (Bach, Beethoven’da da kapsamı geniş tutmuştuk, ancak o sıradaki staminamız nedeniyle değiniler ve seçmeler yönteminin getirdikleriyle yetindik). Şimdi ise, orta romantizmden seçtiğimiz bir besteciyi, deyim yerindeyse, dört bir taraftan kuşatarak, hem oeuvre, hem yaşam öyküsü, hem de akımsal anlamda irdeleyeceğiz. Tek bir sanatçıda iki üç ay süren böyle bir kapsam çalışması yapmak, antremanlarımıza başka bir boyut ekleyecektir.
Bu bağlamda belirtmek gerekir ki; daha önce ele aldığımız bestecileri de, ilerlediğimiz spiralimsi tarih çizgisinde yeniden yeniden ve her seferinde daha da kapsamla dönülen uğraklar olarak görmeliyiz. İnsan bir besteciyi hayatının sonuna dek, defalarca kez yeniden imgeler, her seferinde daha derin anlar. Dolayısıyla, daha da ileride bir başka oturumda Beethoven’ı yeniden yaparken, bu kez taşıdığımız tüm birikimi yansıtarak, bu büyük sanatçıyı yapmadığımız yapıtları ve öyküleriyle yeniden ele alacağız. Bu durum, Schubert, Schumann, Haydn, Mozart, Brahms, Çaykovski gibi bir sürü yapıtını henüz bilmediğimiz besteciler için de geçerlidir.
Ancak bu sırada yeni bestecilere dalışlar yapmayı da ihmal etmeyeceğiz ve senenin izin verdiği ölçüde, orta romantizmden Gounod, Mussorgsky, Rimski-Korsakov gibi özgün çeşnilere, modernizmin hayal meyal görüntülerini sunan başka isimlere eğilecek, ve geç romantizmin Puccini, Scriabin, Rachmaninof gibi rengarenk isimlerine bakacağız. Taramalarımız bizi kaçınılmaz olarak bir son noktaya, romantizmin ölüm fermanının verilmesinin taaa en başlarına, yani Liszt’in atonal deneylerine götürecek. 

Comments are closed.

« »