Hakkımızda


NELER YAPIYORUZ?

Hızla değişen dünyamızı çeşitli boyutlarıyla anlamak, her geçen gün daha da zorlaşıyor. İnternetin şüphesiz sunduğu sınırsız imkanlar olduğu kadar dijital dünyanın getirdiği karşılıklı paylaşım, birlikte öğrenme ve üretme  eksikliği olduğu da bir gerçek. Kendimize biraz olsun alan yaratma ve özgürleşme isteği, bizi  Mim85 Kültür Sanat Platformu’nu oluşturmaya iten en temel nedenlerden biri oldu. Burası hep birlikte yaşanan, kültürün interaktif bir şekilde paylaşıldığı, sanatın bütün boyutlarıyla ele alındığı, her yaşa hitap eden bir Merkez.

2000 yılından günümüze çalışmalarını aralıksız sürdüren Mim85 Kültür Sanat Platformu, katılımcılarının ilgi alanları doğrultusunda uzman eğitmenlerinin objektif yaklaşımla ele aldığı kültürel, sanatsal, tarihsel ve sosyolojik temelli seminerlerine devam ediyor. Mim85’deki dersler, görsel ve işitsel sunumlar eşliğinde gerçekleştiriliyor ve yenilikçi tavırdan asla ödün verilmiyor Seminerlerimizi katılımcılarımızın taleplerini de dikkate alarak, dünyanın değişen dinamiklerini anlamaya yardımcı olacak şekilde planlıyoruz.

Kültür ve sanatı katılımcılarla birlikte, hayatın içinde yaşayarak solumayı hedefleyen Mim 85’in bünyesinde seminerlerin yanı sıra, workshop’lar, yurtiçi ve yurtdışı geziler ve diğer sanat hizmetleri de yer alıyor.

2016 yılı itibari ile Mim85 Kültür Sanat Platformu; bireysel eğitimlerinin yanısıra Mim Art Project (MAP) başlığı altında yeni bir oluşumla da sanat alanında kurumsal eğitimler ve danışmanlık hizmetleri vermeye başladı. İnsan kaynakları yönetimlerinin artık arkaik kalan eğitim planlamalarına alternatif modeller sunan MAP; profesyonel kadrosu ile sanat eğitimlerinden kurum koleksiyonu oluşturmaya, ulusal ve uluslararası sanat gezilerinden sanatsal etkinlik yönetimine kadar çok sayıda alanda Türkiye’nin önde gelen şirketlerine danışmanlık hizmeti veriyor.

ssener3

18.02.1957’de İstanbul’da doğdu.  İstanbul Alman Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1981’de Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdi. İş yaşamının  yanı sıra farklı disiplinlerde kendini geliştirmenin önemine inanan Sema Şener,  sanatsal ve kültürel  bilgilenmeyi temel bir yaşam biçimi olarak benimsedi.  İstanbul Art Museum Foundation’da yönetim kurulu üyesi olarak  çalışan Sema Şener, ayrıca birikim ve deneyimlerini doğru değerlendirmek  amacıyla Günümüz Sanatçıları Sergileri  ile kültür yaşamımızda önemli bir yer tutan Resim  Heykel Müzeleri Derneği’nin  yönetiminde de uzun yıllar boyunca gönüllü olarak çalıştı. Sema Şener ayrıca Türkiye çağdaş sanatının tanınırlığını ve bilinirliğini artırmayı amaçlayan, projelere karşılıksız destek veren  Saha Derneği’nin de üyesidir.  Deneyimleri ışığında, kuruculuğunu üstlendiği Mim85 Kültür Sanat Platformu’nun kültürel ve sanatsal yapılanması ile bizzat ilgilenerek, her yıl hedeflerini yükseltip, çevresine keyifli bir ortam yarattı  ve yeni projeler ile yaratmaya devam ediyor.

Uzun yıllardır sanat dünyasının içerisindeyim. Bu sürecin başlangıcı yaklaşık olarak 1990’ların başına denk geliyor; Berlin’den yeni dönmüştüm ve sanata ilgi gösteren kurum sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. O kadar az kurum vardı ki İstanbul’da; birkaç galeri, birkaç koleksiyoner ve yurt dışında pek de adı geçmeyen sanatçılar.

İstanbul Resim Heykel Müzeleri Derneği o yıllarda önemli bir misyona sahipti. Dernek, düzenlediği seminerler, workshoplar ve panellerle hem müzeye destek oluyor, hem de kültür sanat ortamına katkıda bulunuyordu. Ayrıca Dernek, ‘Günümüz Sanatçıları Sergisi’ile de Türk sanatında büyük bir açığı kapayarak çok değerli pek çok sanatçının katılmasına ön ayak oldu. Derneği uzun yıllar yöneten Leyla Belli’yi bu açıdan kutlamak lazım.Bende bu derneğe destek olmak için o yıllarda bu oluşuma katıldım; uzun yıllar yönetiminde yer aldım ve o günkü imkanlarla bir çok organizasyonun gerçekleşmesine yardımcı oldum.Bunlardan biri, sanat tarihimiz için de hayli önemli olan 1998’de Şişli Belediyesi sponsorluğunda Harbiye Askeri Müzesi’nde gerçekleştirdiğimiz, küratörlüğünü Adnan Çoker’in yaptığı ‘Şişli Atölyesi’ sergisiydi.Şişli Atölyesi sergisi, Türkiye’den yurtdışınailk çıkan ve Viyana’da gerçekleşen bir etkinlik olması açısından tarihsel bağlamda önemliydi. Biz, bu sergiyi yenden canlandırdık ve yayınlanan katalogla birlikte sanat tarihinin bu önemli olayını arşivledik. Hem sergi düzenlemek hem de yayın gerçekleştirmek benim için önemli bir deneyim oldu.

İRHMD ülkenin çağdaş bir müzeye ihtiyacı olduğunun farkındaydı ve bu noktada benim de içinde bulunduğumbir ekip uzun yıllar çok değerli uzman ve koleksiyonerle çalıştık; sergiler yaptık, sanat organizasyonları düzenledik.Ancak müzeye yer sağlayamadığımız için vakıf amacına ulaşamadı ama yeni koleksiyonerler oluşmasına, sanatın gündemde kalmasına destek olduk.

2000’li yıllar hem özel müzelerin hem de galerilerin çoğaldığı bir dönem oldu. Bu arada ülkenin önemli iş adamları müzeler açarak bu misyona hizmet ettiler. Buna paralel çok kaliteli galeriler açıldı. Yavaş yavaş sanat piyasası canlandı. Yeni koleksiyonerler sanat ortamına ve piyasaya girdi; sanatçılarımız yurtdışında daha çok tanınmaya başladı. İstanbul Bienali ivme kazandı, pek çok çağdaş sanat fuarı açıldı.

Türkiye’deki sanat ortamına katkıda bulunan bir başka değerli hocamız Prof.Dr.Hüsamettin Koçan’dır. Onunla da çeşitli vesilelerle çalıştım. Kendisi doğduğu yer olan Bayburt’da Baksı Müzesi’ni kurdu ve büyük bir özveriyle devam ettiriyor. Baksı Müzesi mutlaka görülmesi ve destek verilmesi gereken bir kurum. İstenildiğinde neler yapılabileceğini gösteren bir kurum. Baksı Müzesi’nin yönetiminde çok değerli sanatseverlerle çalışarak müzenin kurumsallaşmasına katkıda bulunmaya çalışıyorum.

Destek verdiğim kurumlardan bir diğeri ise Sevda – Can Elgiz ‘in kurucusu olduğu Elgiz Müzesi. Elgiz Müzesi İstanbul’un önemli sanat mekanlarından birisi olmanın yanı sıra Elgiz Ailesi ülkemizin en eski koleksiyonerlerinden ve dünya çapındaki koleksiyonerler arasında.Müzeyi kendileri finanse ediyor, değerli koleksiyonlarını sergiliyor ve birçok sanat organizasyonu gerçekleştiriyorlar.Bunlardan bir tanesi de ülkemizde arka planda kalmış olan heykel sanatının gelişmesini sağlamak için genç heykel sanatçılarına destek vermek.Bu amaçla bizde sanatseverler olarak komisyonlar kurup organizasyonlar yapıyoruz.Amacımız Elgiz Müzesinde bu yıl 5.si gerçekleşen ‘Teras Heykel Sergileri’nin gelenekselleşmesini sağlamak

Sanatla ilgili önem verdiğim bir başka kurum ise Saha Derneği. Fusun Eczacıbaşı’nın başkanlığında kurulan ve değerli koleksiyonerlerin, sanatseverlerin üyesi olduğu bu derneğin amacı, yurtdışında kendini kabul ettirmiş ama imkanları kısıtlı olan genç sanatçılarımıza destek vermek. Saha Derneği aracılığıyla dünyanın bir çok yerinde ülkemizin sanatına ve sanatçılarına destek veriliyor.Böyle güzel ve önemli bir amaca hizmet veren bu derneğe üye olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Alman Lisesi’nin ardından Boğaziçi Üniversitesi’nde işletme okumama rağmen sanatla iç içe olmam MİM85 Kültür Sanat Platformunu kurmama aracılık etti.

2000’li yıllardan itibaren önce sadece kendi çevremde daha sonra kurumsallaşarak çeşitli organizasyonlar, seminerler, workshoplar, geziler düzenleyerek sanat ve kültür alanında bir çok etkinlik gerçekleştirdik. Alanında öncü olan bu platform(mim85) zaman içinde başka kuruluşlara da örnek olarak amacına ulaştı, ulaşmaya devam ediyor.

Artık yeni ve farklı farklı şeylere imza atma zamanı geldi. Kendi bünyemizden çıkarak değişik mekanlardadaha fazla kişiyi içine alan organizasyonlar yaparak büyümeyi hedefliyoruz. Ekibimiz büyüdü, danışmanlarımız alanının en yetkin isimlerinden oluşuyor.

Özellikle gençlerle birlikte sanat organizasyonları geliştirerek daha çok genç insanımıza sanatsal vizyon verebilmek bundan sonraki en önemli amacımız. Mim 85 Kültür Sanat Platformu ve Sema Şener olarak toplumumuzun sanatla motive edilmesi en önemli misyonumuz. Geleceği sanatla inşa edebileceğimize inanıyoruz.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *